Taraflar arasındaki uyuşmazlığın sonsuza kadar ortadan kalkması kesin hüküm ile mümkündür. Uyuşmazlığın kesin bir biçimde sona ermesinde hem tarafların hem toplumun ve aynı zamanda hem de Devlet'in menfaati vardır. Kesin hükme mahkemelerin verecekleri kararlar ile ulaşılmaktadır. Ancak bir istisnası vardır ki bu da tahkim yargılamasıdır. Tahkim ise, HMK'nın 407-444. maddelerinde kendi içine kapalı bir şekilde ayrı bir kanun gibi olup HMK'nın diğer hükümlerinin istisnai olarak uygulandığı bir düzenlemedir.
Uyuşmazlığın çözümüne sürat kazandıran ve tarafların yargılama sürecinde etkin rol aldığı, süreci mahkemelerde yapılan yargılamaya kıyasla aktif olarak yönlendirebildiği tahkim, geciken adalet için geliştirilmiş önemli alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinden biridir. Bu kitapta, yabancılık unsuru içermeyen ve tahkim yerinin Türkiye olarak belirlendiği uyuşmazlıklar hakkında yapılan tahkim yargılaması incelenmiştir. Ayrıca sigorta hukukunda uygulanan tahkimde hem iç tahkimle karşılaştırılmış ve hem de incelenmiştir. Karşılaştırmalı hukuktan, öğretide yer alan görüşlerden ve güncel içtihatlardan faydalanılarak hazırlanan bu kitapta, iç tahkime ilişkin bir yol haritası belirlemek için yola çıkılmış ve tahkimi bir adım öteye taşıyabilme gayesiyle hareket edilmiştir.